Mardin’in kadim taş sokakları ve Mezopotamya ovasına hakim o muazzam silüeti, bu hafta gökyüzünün sessiz ama derin hikayesiyle bütünleşiyor. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte kenti adeta bir örtü gibi saran yoğun sis, tarihi dokunun üzerine mistik bir dinginlik katarken, mevsimsel geçişin en somut işaretlerini sunuyor. Şu anki ölçümlerde termometreler 6.8 dereceyi gösterse de havadaki yüzde 98 gibi oldukça yüksek bir orana sahip olan nem, soğuğun ten üzerindeki etkisini daha keskin hale getirerek hissedilen sıcaklığı 5.7 dereceye kadar çekiyor. Bu durum, şehre özgü taş mimarinin serinliğiyle birleşince baharın henüz yolun başında olduğu açıkça hissediliyor.
Bu durgun hava profili, baharın ilk habercisi olarak kabul edilse de kışın serin nefesini hala sokaklarda barındırıyor. Rüzgarın saatte sadece 6.40 kilometre hızla, adeta bir fısıltı gibi esmesi, atmosferdeki sisli tabakanın dağılmasını zorlaştırarak şehrin üzerinde durağan bir kalkan oluşturuyor. UV indeksinin sıfır seviyesinde kalması, güneş ışınlarının henüz bu yoğun nemli tabakayı aşamadığını kanıtlarken, günün erken saatlerinde şehre melankolik bir huzur hakim oluyor. Hafta geneline yayılacak olan ılıman hava akışı, önümüzdeki günlerde kademeli bir ısınmanın sinyallerini verse de Mardin’in kendine has iklimsel değişkenliği bu süreçte varlığını koruyacaktır.
Haftalık öngörülerde, Salı gününden itibaren yoğun sisin yerini daha hafif bir bulutluluğa bırakacağı ve gökyüzünün yer yer aralanacağı tahmin ediliyor. Perşembe günü beklenen rüzgar yönündeki değişim ve hafif şiddetteki esintiler, havadaki o ağır dokuyu dağıtarak daha taze bir atmosferin kapısını aralayabilir. Hafta sonuna doğru yaklaşırken sıcaklıkların 12 ile 14 derece bandına yükselme eğilimi göstermesi, kış mahmurluğunu üzerinden atmaya hazırlanan şehir için adeta bir bahar provası niteliği taşıyacak. Önemli bir yağış kütlesi beklenmese de havadaki yoğun su buharı, özellikle sabahları yüzeylerde nemli bir tabaka bırakarak doğanın yavaş yavaş canlanışını sessizce destekliyor. Mardin, bu hafta hem durağanlığı hem de tazeliği aynı anda barındıran, mevsim dönümünün tüm karakteristik özelliklerini yalın bir biçimde sergileyen sakin bir süreçten geçiyor.